Baş Döndürücü Uzay ve Şaşırtıcı Gerçekler

Baş Döndürücü Uzay ve Şaşırtıcı Gerçekler

17 Ocak 2011 Pazartesi

yeni bir haftaya başlangıç...

 


Bir Pazar sabahı gün daha ağarmadan hazırlandım ve onun gelmesini bekledim. Havanın soğuk olması, bulutların kapkara görünmesi caydırmadı beni. Bekledim ve o geldi. Kış güneşi, hoş geldin.




 Sahip olduğum bedenin değerini ne kadar biliyorum acaba? Bu soruyu kendime kim bilir kaç defa soracağım.

My Sister Keper / Kız kardeşimin Sırrı, isimli çok hoş bir film izledim.

Abigail Breslin’in oynadığı filmlerin çoğu hoşuma gitmiştir zaten.

Sevgi bağlarımızın kırılmazlığını sorgulamak, bir yakınımızı kaybetmeye kendimizi hazırlamak, yaşam ile ölüm arasında bir aile olabildiğini fark edebilmek. İşte filmden çıkardığım başlıca notlar bunlardı.
 
Film daha başlarken farklı bir düşünce ile karşımıza çıkıyor. Hepimiz o ya da bu şekilde bu dünyaya geliyoruz. Peki ya kız kardeşimize donör olmak için özel tasarlanan bir bebek olduğumuzu öğrendiğimizde ne yapardık?

Hepimiz bu dünyada nefes alabiliyor olmaktan mutlu muyuz?

Kızını kaybetmeye asla hazır olamayacak bir anne, çaresiz bir baba, atıl kalmış bir erkek kardeş ve işin düğümünde yer alan bir küçük kız.

“Bir hayat kurtarmak için zevklerinden vazgeç”

İşte bir Pazar günü güneş daha doğmadan attım evden kendimi. Sonra bir bardak ballı süt içtim. Sonra bir başıma yaşayabiliyor olmaktan sadece mutlu oldum. Sonra gün bitti.

Önümde beni bekleyen haftaya hazırım…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder